
Çok eski devirlerden beri nice sanatkârın göznurunu sermaye etti kendisine. Bazen bir tabloda, bazen bir sandıkta, bazen bir masada hayat buldu. Eskiler ne derlerdi bilmiyoruz ama ona şimdilerde Fransızca 'marküteri' diyorlar. O bir el sanatı. Artık sosyetik güzellerin, sonradan görme zenginlerin mekanlarını süslese de tarihteki zarafetinden, şatafatından hiçbir şey kaybetmedi, aksine çok şey kazandı.




