Marküteri Hat yazıları ve tablolar

Kleopatra’nın saray süslemesi

Yazan | Yorum Yok

Yaptığı iş ile baş başa saatlerce sürüyor bu serüven. Çalışma sona erdiğinde renklerin ahenk oluşturduğu , bir tabloda ya da bir eşyada hayat buluyor. ve ailesi üç kuşaktır ile ilgileniyor. Dördüncü kuşak da atölyenin tozunu yutmaya başlamış bile. Marküteri sanatını bugün Türkiye’de sadece Erol Antik markası ile Tarakçı ailesi gerçekleştiriyor. Bu sanatın geçmişi ise ’a kadar uzuyor.

Güzelliği kadar zulmü ile de nam salan eski kraliçesi , sarayının kendi güzelliğine ve ihtişamına yaraşır bir biçimde döşenmesini ister. Mısır’da el sanatlarıyla uğraşan bütün sanatçılara emir buyrulur, kraliçenin istediği sanat eserleri en kısa sürede yapılacaktır. ’nın zulmünden korkan sanatkârlar kraliçeyi memnun edebilmek için, sarayın dört bir yanını göz zevkine hitap eden sanat eserleriyle süslemeye çalışırlar. Çok değişik tarzlarda süsleme teknikleri bulunur ve kraliçeye özel olarak sunulur. İsmi bilinmeyen bir Mısırlı sanatkârın tasarımı tamamlanmış bir eşyanın üzerinde çeşitli geometrik şekilleri, öngördüğü yan yana getirerek mobilyalarda uygulaması sonucu ortaya çıkan ürünler kraliçenin takdirini toplar. Böylece Mısırlı sanatçıların ’yı memnun etmek için giriştiği çabalar sonucu marküteri sanatı ortaya çıkar. , marküteri yapmış Kleopatra’nın sarayını süsleyen marküteri eşyalar, daha sonra Mısırlı aristokratların evlerine girer.

Mısırlılarla başlayan bu sanat dalı döneminde güzel sanatların gelişmesinin hızla görüldüğü ’da, anıtsal örneklerde şahikalara çıkar. Önceleri Paris’te ve saraylarına giren marküteri , sonra da malikânelerde boy göstermeye başlar. Daha sonra , ve ’a yayılan bu sanat, 1450 yılında ’da marküteri atölyelerinin çoğalmasıyla yaygınlaşır. Bir saray sanatı olarak kullanılan marküteri, ’da da yapılmaya başlanır. ’yı bir haline getiren Han, bizzat kendisi marküteri çalışmaları yapar. Sonraki yıllarda marküteri atölyeleri ve aletlerinin çoğalmasıyla bir dönem sarayların baş köşesinde yerini alan marküteri eserler güncelliğini kaybetmeye başlar. 20. yüzyıla gelindiğinde ise duraklama dönemine giren marküteri sanatı günümüzde en yaygın olarak ’da varlığını sürdürüyor. döneminde birçok usta yetişmesine rağmen bir okulu bulunmayan marküteri sanatı Türkiye’de Erol Antik tarafından yapılmaya devam ediyor.

Farklı renklerdeki ahşapları bir araya getirerek yapılan marküteri sanatı titiz bir çalışma gerektiriyor. Erol Antik Genel Müdürü , marküteri tarzındaki süslemeleri 0,5 mm’den daha ince ve kalın olarak yüzlerce metre kesimin yan yana getirilmesi ile oluşturduklarını söylüyor. Zaman zaman yapılan marküteri çalışmalarında santimetrekarenin içinde, 100 adet hareketin meydana geldiği mozaiklerin de yer aldığını belirten Tarakçı, bu sanatı en ince noktasında çalıştıklarını belirtiyor. Erol Antik ilk etapta aksesuar çalışmaları ile işe başlamış. Fakat zamanla gelen talepler onları evde ve işyerlerinde kullanılan bütün eşyalarda marküteri ve ona çok benzeyen parküteri sanatını uygulamaya başlamışlar.

Mehmet Tarakçı, “ ve gibi ıslak zeminler hariç evin herhangi bir köşesinde bulunan her türlü eşyada (sehpa, sandık, yemek masası, tablo….vs) biz bu sanatları uyguluyoruz.” diyor. Güney Amerika, Afrika ve Hindistan kökenli kaplamalar kullanılarak yapılan marküteri çalışmalarında 1450’li yıllarda Floransalı ustalar kendi desenlerini çizerek çalıştıkları marküteri eserlerin yanı sıra dönemin meşhur ressamlarının temalarından da yararlanmışlar. Günümüzde ise Erol Antik, özellikle ve Selçuklu motiflerinin ağırlığını taşıyan fakat zenginleştirilmiş motiflerin bulunduğu çalışmalar yapıyor. Zaman zaman bir kibrit kutusunun üzerindeki bir şekil, zaman zaman ise bir ressamın resmindeki bir çizgi marküteri çalışmasına ilham kaynağı olabiliyor. Günümüzde marküteri çalışmalarını daha çok orta yaş ve üzerindeki grup tercih ediyor. Klasik eserleri seven ya da sanatsal çalışmalara önem verenler için marküteri sanatını taşıyan ürünlere sahip olmak ayrıcalık.

Sayı: 72 Bölüm:

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,